Flash

6/recent/ticker-posts

“KİT’lerde Taşeron Sorunu: Yapısal Dönüşüm ve Acil Çözüm Gerekliliği”


“KİT’lerde Taşeron Sorunu: Yapısal Dönüşüm ve Acil Çözüm Gerekliliği”

Kamu İktisadi Teşebbüsleri’nde (KİT) uzun yıllardır devam eden taşeron istihdam modeli, hem kamu maliyesi hem de çalışma hayatı açısından yapısal bir sorun olarak gündemdeki yerini korumaktadır. 2026 yılına ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan çeşitli raporlar ile saha verileri, mevcut sistemin ekonomik ve idari sürdürülebilirlik açısından ciddi sorunlar barındırdığını ortaya koymaktadır.


Söz konusu raporlarda, taşeron çalıştırma modelinin doğrudan istihdama kıyasla yüzde 10 ila yüzde 25 oranında daha yüksek maliyet oluşturduğu; bazı meslek gruplarında ise bu farkın yüzde 35 seviyelerine kadar ulaştığı tespit edilmiştir. Bu maliyet farkının temelinde, aracı firmaların kâr marjları, genel giderleri ve ek yükleri yer almaktadır. Bu çerçevede, kamu hizmetlerinin doğrudan istihdam yoluyla yürütülmesinin hem maliyet etkinliği hem de hizmet verimliliği açısından daha rasyonel bir tercih olduğu değerlendirilmektedir.

Türkiye genelinde KİT’lerde görev yapan yaklaşık 100 bin ila 130 bin taşeron işçinin önemli bir kısmı; mühendislik, teknik hizmetler, güvenlik, ulaşım ve destek hizmetleri gibi kritik alanlarda görev yapmaktadır. Bu çalışanların büyük çoğunluğunun, aynı kurumlarda kadrolu personelle eşdeğer nitelikte ve içerikte iş gördüğü; buna rağmen özlük hakları, ücret dengesi ve iş güvencesi bakımından önemli farklılıklara maruz kaldığı bilinmektedir.

2017 yılında yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile taşeron işçilerin bir kısmı kadroya geçirilmiş; ancak KİT’lerde çalışan önemli bir kesim bu düzenlemenin dışında bırakılmıştır. Bu durum, çalışma hayatında “eşit işe eşit ücret” ilkesi başta olmak üzere çeşitli temel ilkeler bakımından tartışmalara neden olmaya devam etmektedir.

Öte yandan, taşeron işçilerin yıllardır süregelen belirsizlik içerisinde bırakıldığı ve özellikle seçim dönemlerinde farklı siyasi aktörler tarafından dile getirilen çözüm vaatlerinin somut karşılık bulmaması nedeniyle ciddi bir güven ve motivasyon kaybı yaşandığı ifade edilmektedir. Bu durum, sorunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini göstermektedir.

Ekonomik analizler, taşeron sisteminin kamuya önemli ölçüde ek maliyet yüklediğini ortaya koymaktadır. Yapılan hesaplamalara göre, mevcut model nedeniyle kamu bütçesinden her ay yüz milyonlarca lira düzeyinde ilave kaynak çıkışı gerçekleşmektedir. Bu durum, kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından da yeniden değerlendirme gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Kamu İktisadi Teşebbüsleri Taşeron İşçileri Derneği (KİT-DER) Genel Başkanı Hüseyin Taştan da konuya ilişkin yaptığı açıklamalarda, sürecin yakından takip edildiğini ve çözümün daha fazla geciktirilmemesi gerektiğini vurgulamıştır. Taştan, dernek olarak hem sahadaki mağduriyetleri hem de ekonomik verileri ilgili kurumlarla paylaşmaya devam ettiklerini belirterek, “Bu mesele artık ertelenemez bir noktaya gelmiştir. Hem çalışanların mağduriyetinin giderilmesi hem de kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından acil ve kalıcı bir çözüm üretilmelidir” ifadelerini kullanmıştır.

Yetkililere yönelik çağrılar da bu doğrultuda artmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın konuya ivedilikle müdahil olarak somut bir çözüm modeli geliştirmesi gerektiği ifade edilirken, Sayın Cumhurbaşkanı’nın da sürece doğrudan katkı sunmasının önemine dikkat çekilmektedir.

 KİT’lerde taşeron istihdam modelinin mevcut haliyle devam etmesinin ekonomik, idari ve sosyal açıdan sürdürülebilir olmadığı yönündeki değerlendirmeler güç kazanmakta; kamuoyunda ise kalıcı ve hakkaniyet temelli bir çözüm beklentisi giderek artmaktadır.

Tüm bu veriler ışığında kamuoyunda beklenti net:
Artık söz değil, somut adım zamanı. Taşeronda çözüm geciktikçe mağduriyet büyüyor.

 

Yorum Gönder

0 Yorumlar

Comments